Diyabet, kandaki şeker düzeyini dengeleyen insülin hormonunun; eksikliği ve/veya yeterince salgılanmasına rağmen, vücutta kullanılamaması sonucu oluşan kronik metabolizma bozukluğudur. Tip 2 diyabet, insüline bağımlı olmayan diyabet veya geç başlangıçlı diyabet olarak da adlandırılır. Tip 2 diyabetli kişilerin genellikle insülin gereksinimleri yoktur. Genellikle, diyetlerini kontrol ederek, düzenli egzersiz yaparak, ağızdan ilaç ve ya insülin alarak şekerlerini kontrol edebilirler. Ancak hayat tarzı değişiklikleri ile kan şekeri kontrol altına alınamayan hastalarda farmakolojik tedavi büyük önem arz etmektedir. Farmakolojik tedavide her zaman tek bir sınıf ilaç yeterli olamamakta zaman zaman kombinasyon tedavilerin kullanılması gerekebilmektedir.

Bunlara ek olarak hangi sınıf diyabet ilacının olumlu veya olumsuz diğer etkilerini bilmek hastanın kişisel özelliklerine uygun ilaç seçiminde büyük önem arz etmektedir. Örneğin kimi diyabet ilaçları kilo kaybına yardımcı olurken obez hastalarda kullanımı etkili olmaktadır. Buna karşın kimi diyabet ilaçları kan basıncının düşürülmesine yardımcı olduğu için hipertansiyon öyküsü olan hastalarda reçetelenmesi daha akılcı olabilecektir.

Bu sebeplerle diyabette farmakolojik tedavi akılcı ilaç kullanımı kapsamında dikkatle ele alınması gereken önemli konularından biridir. Bu konuya dikkat çekmek ve 14 Kasım Dünya Diyabet Günü’nü de anmak amacıyla Akılcı İlaç Kullanımı Bülteni’nin Aralık sayısında “Tip 2 Diyabet Yönetiminde İkinci Adımlar” konulu makalenin çevirisine yer verilmiştir.

Bulten Kapak



Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial