Kronik hastalıkların prevelansları toplumda her geçen gün artmakta ve buna bağlı olarak da sürekli ilaç kullanmaya ihtiyaç duyan hastaların sayısı artmaktadır. Ülkemizde de birçok kronik hastalığa sahip birey bulunmakta olup, özellikle Tip‐2 diyabete sahip hasta sayımız maalesef giderek artmaktadır. Bunun dışında hipertansiyon ve diğer kardiyovasküler rahatsızlıklar, depresyon tedavisi, yaşlılık döneminde görülen Parkinson hastalığı vb. hastalıklara bağlı olarak ilaç kullanımı giderek artmaktadır.

Söz konusu hastalar bu endikasyonları için ilaçlarını uzun süre kullandıklarından dolayı ilaçlarıyla ilgili yeterli bilgiye görece sahiptirler ve uyunçları yüksektir. Ancak bu kronik hastalıklara eşlik eden akut hastalıklar olduğunda bu bireylerin kullandıkları ilaç sayısı bir anda artmakta ve bu da hastalardaki farmakodinamik ve farmakokinetik süreçleri etkilemektedir. Bu sebeplere bağlı olarak birçok farklı klinik sonuç meydana çıkar. Örneğin; oral kontraseptif kullananlarda tedavi başarısızlığı, varfarin gibi oral antikoagülanlar kullananlarda kanama gibi yan etkilerde artış veya insülin kullanan diyabetlilerde doz ayarlaması yapılmaması sonucu hiperglisemi gelişmesi bunlara örnek olabilir. Dolayısıyla hekimler kronik hastalıklara sahip bireylerin akut bir hastalık geçirdiği ‘hasta günlerinde’ dikkat etmesi gereken bazı ilkeler bulunmaktadır.

Ülkemizde sağlık çalışanlarımızı ve halkımızı bu konuda bilinçlendirmek adına Akılcı İlaç Kullanımı Bülteni’nin Ağustos 2018 sayısında “Hasta Günlerde İlaç Yönetimi” makalesinin çevirisi yapılmıştır.

bulten foto



Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial